15 Dakikalık Tartışmayla Boşanmayı %93,6 Doğrulukla Öngörmek: Gottman & Levenson Araştırması
İlişki psikolojisi ve çift terapisi literatüründe evliliklerin uzun ömürlü olup olmayacağını belirleyen faktörler uzun yıllardır araştırılmakta. Bu alandaki en kapsamlı ve metodolojik açıdan güçlü çalışmalardan biri Dr John M Gottman ve Dr Robert W Levenson tarafından yürütülen 14 yıllık izlem (longitudinal) araştırmasıdır. Gottman ve Levenson (2000), çiftlerin tartışma anındaki fizyolojik, sözlü ve sözsüz etkileşim biçimlerini inceleyerek ilişkilerin geleceğini %93,6 doğruluk oranıyla öngörmeyi başarmışlar.
Bu yazıda, araştırmanın metodolojisi, erken ve geç dönem boşanma dinamikleri, ilişki istikrarının temel eşiği olan 5:1 Oranı ve Gottman Enstitüsü'nün ilişkiyi korumaya yönelik kanıta dayalı müdahale önerilerini anlatacağım.
Araştırmanın Metodolojisi ve Tasarımı
Gottman ve Levenson (2000), evliliklerin zamansal süreçteki seyrini analiz etmek amacıyla 79 çifti kapsayan 14 yıllık boylamsal bir takip çalışması gerçekleştirmiş. Araştırmanın temel ampirik veri toplama aşamasında çiftler laboratuvar ortamına davet edilmiş ve aralarındaki kronik bir anlaşmazlık konusunu 15 dakika boyunca tartışmaları istenmiştir. Bu 15 dakikalık etkileşim esnasında çiftlerin kalp ritimleri, terlemeleri ve kan akış hızı gibi sempatik sinir sistemi uyarılma düzeyleri anlık olarak kaydedilmiştir. Ayrıca çiftlerin jest, mimik, ses tonu, kelime seçimleri ve duygusal ifadeleri Specific Affect Coding System (SPAFF) ve ilişkisel kodlama ölçekleriyle analiz edilmiş. Sonrasında çiftler 14 yıl boyunca takip edilmiş ve araştırma yalnızca boşanma riskini öngörmekle kalmamış, aynı zamanda boşanmanın erken ve geç dönemlerde iki farklı kriz dinamiğine dayandığını ortaya koymuştur.
Erken ve Geç Boşanma Dinamikleri
Araştırma, evliliklerin sonlanma süresine göre iki belirgin örüntü sergilediğini gösteriypr. Evliliğin ilk 5 ile 7 yılında gerçekleşen erken boşanmalar, çatışma anındaki yüksek yıkıcı davranışlar ve yüksek negatif duygu patlamaları ile ilişkili. Gottman’ın literatüre kazandırdığı Mahşerin 4 Atlısı (The Four Horsemen of the Apocalypse) temel öngörücüdür. Problemi bir davranış üzerinden değil partnerin kişiliğine veya karakterine yönelik hissettirecek şekilde ifade etmek anlamına gelen eleştiri, sorumluluk almaktan kaçınarak karşı atağa geçmeyi veya mağdur rolüne bürünmeyi kapsayan savunmacılık, göz devirme ve üstünlük taslama gibi ifadeler içeren ve boşanmanın en güçlü habercisi olan aşağılama, fizyolojik aşırı uyarılma (flooding) sonucu iletişimi tamamen kesip duygusal olarak geri çekilmek anlamına gelen duvar örme bu yıkıcı süreci oluşturur.
Evliliğin 10 ila 14. yıllarında gerçekleşen geç boşanmalarda ise durum tamamen farklıdır. Burada belirleyici olan unsur şiddetli kavgalar değil, olumlu duygusal etkileşimin (positive affect) yokluğu. Mizah, paylaşılan sevinç, empati, takdir ve dostluk duygularının zamanla aşınması belirgin bir kriz olmasa bile ilişkinin duygusal olarak kopmasına ve sessizce sonlanmasına yol açmakta.
Duygusal Denge ve 5:1 Oranı
Gottman ve Levenson’ın çalışmasının en kritik bulgularından biri ilişkilerdeki olumlu ve olumsuz etkileşim dengesidir. İstikrarlı ve tatminkar bir evliliğe sahip "düzenlenmiş" (regulated) çiftler, çatışma ve tartışma anlarında bile her 1 olumsuz etkileşime karşılık en az 5 olumlu etkileşim üretiyor. Buna karşılık boşanma riski taşıyan veya "düzenlenememiş" (unregulated) çiftlerde bu oran 1:1 veya altına düşmektedir.
İnsan psikolojisinde olumsuz duygusal girdiler, olumlu girdilere kıyasla zihinsel ve nörobiyolojik açıdan daha baskın bir etkiye sahip (negativity bias). Bu nedenle tek bi eleştiri, ima veya aşağılama davranışının yarattığı duygusal tahribatı dengeleyebilmek ve duygusal ortamı yeniden düzenleyebilmek için en az 5 olumlu temas gereklidir. Örneğin yükselen bir gerginlik anında (1 olumsuz an) hafif bir gülümseme, yumuşak bir ses tonuna geçiş, başıyla onaylama, fiziksel bir temas ve empati belirten bir cümle (5 olumlu an) devreye girerek fizyolojik uyarılmayı düşürür. Diğer taraftan 1:1 oranının olduğu durumlarda eleştiri içeren bir ifadeden sonra örneğin hemen savunmaya geçilir ve her 1 olumsuz etkileşim birebir başka 1 olumsuz etkileşimle eşleşerek gerilimin artmasına yol açar.
İlişkide Olumlu Etkileşimi Artıran Kanıta Dayalı Davranış Biçimleri
Gottman Enstitüsü verilerine göre, ilişkide 5:1 oranını korumak ve olumlu duygusal yapıyı güçlendirmek için günlük hayatta ve tartışma anlarında uygulanabilecek temel etkileşim kalıpları var. Partnerin şikayet veya anlatılarına açık uçlu sorularla, göz temasıyla ve dinlediğini belirten mimiklerle yaklaşarak ilgi ve merak göstermek bu yaklaşımların temelini oluşturuyor. Çatışma esnasında dahi el tutmak (temas), yumuşak bir dille sevgiyi ifade etmek ve sürecin zorluğuna rağmen birlikte çözüm bulma iradesini koymak stresi ve tansiyonu düşürüyor.
Partnerin ihtiyaç ve hassasiyetlerini önceliklendirmek, tartışma dışı zamanlarda yapılan küçük jestlerle ilişkide bir olumluluk tamponu oluşturmak önemli. Partnerin olumlu yönlerine ve geçmiş güzel anılara odaklanarak düşünceleri sözel takdire dönüştürmek bağı kuvvetlendiriyor. Tartışma anında tamamen karşıt durmak yerine partnerin haklı olduğu küçük detayları onaylayarak ortak alan yratmak, partnerin hissettiği duyguyu doğrulayıp kırıcı davranışlar sonrasında özür dilemek ve saygı sınırlarını koruyarak ortak mizah anlayışıyla gerilimi yumuşatmak ilişkinin dokusunu koruyor.
Referanslar
Gottman, J. M., & Levenson, R. W. (2000). The Timing of Divorce: Predicting When a Couple Will Divorce Over a 14-Year Period. Journal of Marriage and Family, 62(3), 737–745.
Gottman, J. M. (1994). Why Marriages Succeed or Fail: And How You Can Make Yours Last.Simon & Schuster.
The Gottman Institute. The Magic Relationship Ratio, According to Science. Gottman Relationship Blog.